Hoşgeldiniz  

Tüketim ve Oyun

Huseyin Birsin | 20 Mart 2014 | Kişisel Gelişim

Tüketim ve Oyun

Tüketim ve Oyun

Bu konudaki tartışma sadece bir evreden oluşmaktadır. İkinci evre, tartışmayı kültürel ve evrensel başka noktalara götüreceği için ona değinmeyeceğiz. Çocukların kazandığı ya da kazanabileceği, bununla birlikte bize göre küçük ve anlamsız olan paranın, kendine özgü zarar verici yönleri vardır.

Bu konudaki tartışma sadece bir evreden oluşmaktadır. İkinci evre, tartışmayı kültürel ve evrensel başka noktalara götüreceği için ona değinmeyeceğiz. Çocukların kazandığı ya da kazanabileceği, bununla birlikte bize göre küçük ve anlamsız olan paranın, kendine özgü zarar verici yönleri vardır. Mevcut paranın çekiciliğinin ve Batı alışkanlık ve uğraşlarına yönelik korunmasızlığın televizyon kanalları yanında internet aracılığıyla da artmasıyla, küreselleşmenin yeni yüzleri ile karşılaşan çocuklar kendilerine, kendi kazandıkları para ile elde edebilecekleri McDonalds’a gitmek, kaset ve cd’ler almak, en hipi Batı kıyafetlerini giymek gibi zevklere ulaşamama nedenlerini sormaya başlayacaklardır. Bu durum beklendiği gibi 1890’lar kadar erken bir dönemde, Amerika’ya ilk göç eden ailelerin oğullarının ve hatta kızlarının başına gelmişti.

Bu noktada, yaşlı dünyanın ergen çocukları; eğlence parklarına, dans salonlarına ve en sonunda da yeni dünyanın sinemalarına gitmeye başladılar. Çocuğun kendisine ait bir miktar parası olduğu için, onu ev dışında çalışmaya ilk defa zorlayan “birleşik aile kimliğinin” erozyonunu durdurmak güçtür. Bu tek bir seferde ve aniden olmaz; aksine bu, genci cezbeden ve tüm çevresini kuşatan, zevk krallığını yaratmış eğlence toplumunun parçası olan anlık ürün ve kandırmaca görüntülerinin olduğu bir dünyada, çok hızlı bir biçimde olacaktır.Hatta bu sürecin ilk evrelerinin aile-çocuk ilişkileri, kültürel süreklilik ve toplumsal cinsiyet rolleri ile ilgili konularda ciddi bozulmalara neden olması olasılığı bile vardır. Gençlere sunulan çekici şeyler açısından bakıldığında, İslamcı toplum benzeri kimi toplumların bu değişimlere çok güçlü bir biçimde direnç göstermesi olasılığı olsa da, Birleşik Devletlerdeki göçmen gruplarda olduğu gibi, küreselleşmeye hazır olsun olmasın, tüm toplumların er ya da geç bunlardan etkilenecek olmaları olasıdır

Bu noktada, dikkatinizi çekmek istediğim ikinci alana yani oyun sorunsalına geçebiliriz.

Yetişkinler için oyun ve iş elbette ki, birine harcanan enerji, diğerinden çalınan zamandan kurtarılabildiği için madalyonun iki yüzü gibidir. Ancak 19. Yüzyıl boyunca Batıdaki genç insanlar için oyun, işten çalınan zaman olarak değil, aksine kesinlikle çocukluğa ait bir yapı olarak tanımlanmıştı. Oyunun gençlerin gözündeki bu anlamı, tarihsel olarak iki temel kaynağa dayanır.Aslında işle ilgili tartışma sırasında, her ikisine de değinmiştik. 19. yüzyılda oyuna verilen bu önemin nedeni, oyunu gelişim, öğrenme ve toplumsallaşmanın alanı olarak görmeye başlayan,Friedrich Froebel,Maria Montessori,G.Stanley Hall ve John Dewey gibi çocukluk ve eğitim alanında çalışan kişiler sayesinde kökleşen, yeni ve farklı çocukluk değerlendirmeleridir. Çocukluğu konu alan bir ilimin kurucuları olan bu kişiler, araç yapan insanın (homo faber) yerine çocukluk donanımının temeli olan oyun oynayan insanı (homo ludens) koymaya başladılar. İşte bu noktada, Rousseau’nun oyunu sadece bir enerji biçimi değil eğitimin merkezi olarak da gören görüşleri, Locke’un görüşlerini gölgede bırakmaya başladı.

Oyun önceleri işi ertelemenin bir yolu olarak günün belli zamanlarıyla, okuldan sonra, oyun alanları ve jimnastik salonları ile sınırlandırılmıştı. İtalyan annelerin, ilk defa okulun yanından geçerken gördükleri okul etkinliklerinin bu ilk biçimi, onları kesinlikle çocuklarının Amerika’da öğrendikleri şeyler konusunda rahatsız ve mutsuz etmiştir.

Bununla birlikte, 20.yüzyılda Amerikan okulları öğretime ilerici yaklaşımları uyarlarken, oyun da müfredat programlarına girmeye başlamıştır.

Çocuklara, yetişkinliğe hazırlığın bir parçası olan eğitim amacıyla işten uzak daha fazla zaman verilirken, okullar da oyunu,öğrenmenin kendisi ile ilişkilendirerek tanımlamaya başlamıştı.Önceki katı plan ve denetimlerden arındırılan sınıflara daha çok oyun zamanı ve oyun mekanı girdi ve sonuç olarak öğretim yeniden biçimlendirildi.Amerikalılar, 19.yüzyılda çok sıkı çalışırken 20.yüzyılda daha çok oyun oynamayı öğrendiler.

Oyuna bu kadar önem veriliyor olması, modern Amerikan kültürünün dik kafalı olduğu izlenimini vermiş ancak oyuna,çocukların eğitimi sürecinde dünyanın başka hiçbir yerinde bu kadar yoğun bir biçimde yer verilmemiştir. Amerikan okulları, babalarının garajlarında yeni iletişim biçimleri yaratan, dünyanın en yaratıcı pek çok çocuğunu yetiştirmiş, ama aynı zamanda birçok da denetimsiz sınıf ve eğitilmesi zor çocuk yaratmıştır. Dünyanın değişik bölgelerinde gözlenen küreselleşme bağlantılı kaygıların bir kısmı, kesinlikle, eğitimde bilgisayara ve internete uyumdan sonraki aşama olan ve Amerika’nın “denetimsiz” eğitim sisteminin ürünü olan birtakım değişikliklerin yapılması zorunluluğundan kaynaklanır.

Birleşik Devletlerde çocuklara özgü özel oyun biçimleri, serbest piyasa ekonomisinin, engel tanımaz gelişiminin sonucudur; ancak bu ekonomi, hem enerjinin boşaltılması için uygun bir yol olduğu düşüncesini, hem de çocukluğun öznel olduğunu ileri süren yeni görüşü destekleyen yeni oyun alanları da yaratmıştı. Oyun ve eğlence, dikiş makinalarında ve torna tezgahlarında ya da dükkan ve fabrikalarda saatlerce, her geçen gün daha da ağırlaşan koşullarda çalışan ve çıraklıklarının ilk zamanlarında gayri resmi de olsa çok fazla meslek eğitimine zamanı olmayan ergenler için özellikle anlamlı olmuştu. İşin bir tamamlayıcısı olan, toplumsal ritüellere ve evişleri ile bağlantılı oyuna benzemeyen, temelde geleneksel toplumsallaşma modellerinin tamamlayıcısı olan bu oyun çeşidi, parçalara ayrıldı ve sonra da ticarileşti. Jane Adams bunun tehlikelerini “Şehir Sokaklarında Dolaşan Genç Ruhu” adlı kitabında açık bir biçimde anlatmıştı

Ticaret, bir tarafta çocukların çalışmasından yarar sağlarken, çocuk ve ergen oyunlarından sağlanabilecek kazançları kısmen de olsa görmeye başlamıştı. Çocukların çalışması sorunu benim önerdiğim gibi, küresel bağlamda tartışılan bir konu haline gelirse çocuk oyunlarının büyük bir patlama yaşaması olasılığı artacaktır. Bu noktada, piyasa hareketleri ve yeni iş alanları ile tanımlanan para temelli ekonominin sonuçları; ifade özgürlüklerinin anababalar tarafından sınırlandırıldığı geleneksel çocuk anlayışı, gencin iş saatleri dışında geldiği bu yeni yerlere duyduğu ilgi ve aynı çocuklardan video dükkanları ile hamburgecilerde elde edilen kazançlar üçgeninde çok yoğun çatışmalara neden olacaktır.

Oyun ve onunla bağlantılı nesneler, ticari dünyamızda daha fazla yer elde ettikçe onların çekiciliklerine karşı koymak da zorlaşacaktır. Günümüzde Batının, zengin çocuklara, hatta tek çocuk yasağının olduğu Çinli şehir sakinlerine sunduğu oyuncak ve eğlence olanakları, yeni bir eğlence alanı olmuştur ve gelecekte bunlar, yüksek ücret elde etme isteğini ve Batının sağladığı olanaklara yaklaşma arzusunu uyaracaktır. Oyun ve işin birlikte, geleneksel kuşaklararası ilişkiler, kültürel süreklilik ve bunlara uygun birçok çocukluk tanımının yeniden gözden geçirilmesine neden olması olasılığı oldukça fazladır.

post_views_counu Kez Görüntülendi.
Etiketler:
fazilet kitap osmanlı

Yeni Yorumlar Kapalı.

Kategoriler

EN SON HABERLER

DOLAR
EURO
BIST
ALTIN

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

© 2012 Birsin Net | Bilgiye Dair… Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle